Farklılığın Korkutucu Perdesi; Makas Eller

Tim Burton'ın yaratırken kendi hikayesinden beslendiği filmi, Makas Eller


Karanlık, korkutucu, kimsenin gitmeye cesaret edemediği, grotesk süslemelerle dolu ürpertici bir şatoda yaşayan birini konu alıyor bu film. Korkutucu değil mi? Eğer bu filmi çeken Tim Burton ise korkutucu olan sadece sıradan bir banliyöde yaşayan sıradan insanlardır. Çünkü sıradanlığı benimsemiş insanlardır farklılığın düşmanları ve tüm farklılıkları onlar korkutucu hale getirirler. Tıpkı makas elleri olan Edward'a yaptıkları gibi.  Edward yaşlı bir mucit tarafından yaratılmış fakat makastan olan ellerini normal insan eline dönüştüremeden bu mucidin ölmesi sonucu makastan ellerle yapayalnız kalakalıyor koca şatoda.

Tim Burton bu filmde Edward'ı yaratırken kendi hikayesinden beslenmiş olduğunu görmek mümkün.  Bu yüzden olsa gerek ki onun küçüklüğünden beri hayran olduğu Vincent Price burada Edward'ı yaratan mucidi canlandırıyor. Tıpkı bir zamanlar Tim Burton'ın düşsel dünyasını yaratmasında büyük etkisi olması gibi.

Bir gün Avon ürünleri satıcısı olan Peg, hiç ürün satamaması sonucu şansını son kez banliyönün tepesinde duran korkutucu şatoda denemek ister. Peg'in şaşırdığı şey ise böylesine korkutucu, gotik ve grotesk süslemelerin olduğu şatonun bahçesinin oldukça güzel olmasıdır.

Tim Burton'ın burada anlatmak istediği şey dışarıdan farklı ve farklı olduğu için de ürkütücü gelen şeyleri tanımaya başlayıp gerçekten kim olduklarını öğrendiğimizde bizim gördüğümüz imajın ne kadar yanlış olduğunu fark edeceğimizdir. farklılıklarımız korkutucu bir perde gibi iner önümüze. Edward'ın perdesi bu korkutucu

şatodur ve insanlar bu korkutuculuk yüzünden şatodan uzak dururlar. O insanlardan birisi perdeyi kaldırmaya çalıştığında ise böyle güzel manzaralarla karşılaşırlar. Bu güzel manzaranın kaynağı nedir peki? Edward bahçıvan tuttuğu için bu hale gelmedi elbette bu bahçe. Onu farklı kılan ve insanlara korkutucu gelen makas elleri sayesinde var edebildi bu güzel bahçeyi. Tim Burton'un en sevdiğim yanlarından biri de canavarlara olan bakış açısı. Elleri oldukça keskin makaslardan oluşan bir canavar diğer yönetmenlerin elinde ya şehri kurtaran bir kahramandır ya da bir antikahraman  ki Edward gibi dışlanmış bir karakter antikahraman yakıştırmasına daha çok uyacaktır. Tim Burton ise bir canavara en insani yönlerden bakabiliyor. Farklı olanların da bizlerden biri olduğunu kendi sanatıyla harika anlatıyor.

Filmin devamında Peg'in tek başına yaşadığını fark ettiği Edward'a kol kanat gerdiğini ve onu kendi ailesinin içine aldığını görüyoruz. Bu süreçte Edward'ın insanların yaşam tarzına uyum sağlamakta ki zorluklarını ve sakarlıklarını komik bir anlatıyla izliyoruz.

Zamanla Edward banliyönün odak noktası haline geliyor. Farklılığıyla dikkatleri çektiği gibi insanlar yeteneğinden yararlanmaya başlıyorlar. Bahçelerindeki bitkileri şekillendiriyor ve kuaförlük yapıyor Banliyö insanlarına. Sanki tek var olma amacı buymuş gibi. Bir insanı dışlamak için onu toplumun dışında tutmak dışında davranışlar da yapılır. Küstahça o kişinin yeteneklerini kullanmak ve tek var olma amacı buymuş gibi davranmak da bunlardan bir tanesidir.

Edward ülke çapında yeteneği sayesinde popülerleştiğinde ve televizyona çıktığında izleyicilerden bazıları ona "Tedavi olmak ister misiniz" gibi sorular soruyorlar, Edward ne diyeceğini bilemez bir halde onayladığında ise " Tedavi olması durumunda izleyiciler ona özel olmayacağını, sıradan biri haline geleceğini söylerler.  Bu sözlere verilen 2 farklı tepki beni düşündürdü. Bunlardan ilki spikerin tepkisi: Sıradan olmanın hoşuna gideceğini söyledi. İkinci tepki ise Peg'in tepkisi: Onun her zaman özel olacağını söyledi. Spikerin tepkisi farklılığın rahatsız edici ve düzeltilmesi gereken bir durum olduğunu, farklı olan insanların normalleştirilmesi gerektiği anlamına gelirken Peg'in tepkisi bunu tam tersi. İki zıt fikri bu şekilde çarpıştırması hoşuma gitti.

Kazandığı ünle televizyona bile çıkan Edward için her şey yolunda ilerliyor  görünüşte ama en başta da öğrendiğimiz gibi her zaman dışarıda görünenden bambaşka şeyler yaşanıyor. Edward kazandığı ünle bir kuaför açma planları yaparken, pardon etrafında ki insanlar onu kendi yaptığı planların içine sürüklerken Edward Peg'in kızı Tim'e aşık olmuş durumda

Aşık olduğu kızın ondan hırsızlık yapması istemesi sonucunda gözü kapalı kabul eder fakat yakalandığı için insanların gözünü süsleyen hali kalkar ve canavar perdesini görmeye başlarlar. Tek bir hatayla yaptığı her şeyi silip canavarlaştırmak pek kolay onlar için. filmin sonunda Edward için insanlarla yaşamanın tehlikeli olduğunu fark eden Tim onu o eski şatoya götürüp insanlara Edward'ın öldüğünü söylemesiyle bitiyor.

Kimsenin karanlık şatosunda kalmaması dileğiyle uğurluyorum sizi. Yarın Beetlejuice hakkında konuşacağım.

  1. Makas Elleri Kaç Kez İzlediniz?

    1. Hiç izlemedim
    2. Bir kez izledim
    3. Üç-dört kez izledim
    4. Çoooook kez izledim
    10 oy
    Sonuçları Paylaş

Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzücü Üzücü
4
Üzücü
Korkunç Korkunç
0
Korkunç
Aydınlatıcı Aydınlatıcı
1
Aydınlatıcı
Berbat Berbat
0
Berbat
Komik Komik
0
Komik
Harika Harika
5
Harika
İnanılmaz İnanılmaz
5
İnanılmaz

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak