İlk Türk Kadın Seramik Sanatçısı; Füreya Koral

Türkiye’de seramik sanatı denildiğinde akla gelen ilk isim Füreya Koral’dır. Peki kim bu Füreya?


Füreya Koral, soyuttan gerçekliğe uzanan, zaman zaman yerel etkilerin görüldüğü anlatımı ve doğu-batı sanatının senteziyle dünyada adını duyurmuş, Türkiye’nin ilk seramik sanatçısıdır. Dünyanın birçok yerinde ve ülkemizde eserleri sergilenmiş, büyük bir takdir toplamıştır. Türkiye’de seramik alanında sanatsal anlamda ilk atölye Koral tarafından kurulmuştur. Sanat her yerde görüşünün savunucularından olan sanatçı, birçok öğrenci yetiştirmiş ve bu günün çağdaş seramik sanatının temelini atmıştır.

Füreya 1910 yılında İstanbul‘da doğmuş ve yine 1997’de İstanbul’da hayata gözlerini yummuştur.

Füreya talihsiz bir evlilik geçirdikten sonra Kılıç Ali ile tanışır.Kılıç Ali, aşık olduğu Füreya’ya evlenme teklif eder. Aralarında 33 yaş vardır. 1935’te Kılıç Ali ile evlenen Füreya, eşinin dört oğlundan en küçükleri Altemur ile birlikte Ankara Yenişehir’de yaşamaya başlar. Bu dönemde, ünlü sofralarında sık sık devlet erkânını ağırlar. 1938’e dek Mustafa Kemal’in yakın çevresinde bulunur. Atatürk’ün ölümünden sonra ailece Ankara’dan İstanbul’a taşınırlar. 1940 – 1944 arasında Vatan Gazetesi’nde müzik eleştirileri yazar. Ancak, 1945’te Füreya’ya verem teşhisi konur.

1946 sonu ben kendimi İsviçre’de sanatoryumda buldum. Kendi özel hayatıma nasıl yön vereceğimi bilmezken bir de hastalık. Bir de kıpırdamamak, odanın içinde yalnız kalmak. Tedavinin yanısıra birşeye bağlanmak lazım.

Müzik dinliyor, kitap okuyordum. Ama yalnızca bunlar tatmin etmiyordu beni. Sonra insan, kendisiyle baş başa kalınca yoğun bir hesaplaşmaya da girişiyor. Orada anladım ki benim ciddi bir şeye bağlanmam lazım. Tiyatroya, konsere gitmek, kitap okumak yeterli değil. Sonra şuna da inanıyordum ki bütün bu hastalıklar psikosomatik. Amaç edinebilirsem, hastalıktan da kurtulurum, hayatın bir manası olur.”

Füreya’nın seramikle tanışması hastalığı sayesinde olur.

“Teyzem Fahrelnissa resim yapmaya zorladı. Ama o özgürlük tutkusu gene geldi. Ondan etkilenmek istemedim. Öbür teyzem Aliye Berger beni plastikle tanıştırdı. Yapıyorsunuz, havada kuruyor, sonra üzerini boyuyorsunuz. Biliyorum ki İsviçre’de hasta olmasam seramikle tanışmazdım. Bayağı hoşlandım, 5-6 ay uğraştım.”

Tedavisinin ardından, 1949’da Lozan’da başlayan seramik öğrenimi ve çalışmalarını Paris’te sürdürür. Paris’te yolunun kesiştiği seramik sanatçısı, Art Deco vazolarıyla tanınan Georges Serré’nin tavsiyesiyle bir atölyede pişirme teknikleri üzerine çalışır. Sonradan Paris’teki buz gibi atölyeye gitmek için günde dört saatini metroda, otobüste ve yürüyerek geçirmesiyle ilgili, “Bunların hepsine razıydım, Paris’teyim ve bana hiçbir şey söylemeyen Avrupa seramiği var. Çok güzel şeyler, fakat ben onu istemiyorum. Ben kendi seramiğimi yapmak istiyorum. Benim köküm burası. Zannetmeyin ki burada milliyetçilik filan giriyor işin içine. Ama bir kök lazım, bir yerden başlamak lazım.” der. Böylece, çini geleneğine modern bir yorum getirerek duvar panolarını oluşturmaya başlar.

Füreya’nın değerleri değişince yaşam tarzı ve arkadaşları da değişir. Kocası Kılıç Ali bu durumdan hiç memnun değildir. O, karısının eskisi gibi güzel bir ev sahibesi olmasını ister. Yemek davetleri versin, şimdiye kadar olduğu gibi yemekten sonra iskambil oyunları oynansın,  bir “kil çılgınlığına” (sanatını böyle nitelendirir) tutulmadan önceki gibi olsun ister. Aynı yılın Ekim ayında, maddi açıdan rahatlamak için çok sayıda mobilya ve eşyasını bir gazete ilanıyla duyurarak müzayedede satışa çıkarır. Bu satış, Kılıç Ali ile yol ayrımının başlangıcıdır.

1952’de Paris’te yaptırdığı seramik fırınını İstanbul’daki gümrükten tanımlaması olmadığı için ekmek fırını olarak geçirir. Hastalığı tekrar nükseden Füreya, tekrar Paris’e giderek doktorunun tavsiyesiyle ameliyat olur. Riskli sayılan bu ameliyatla akciğerinin bir parçası alınır. Birkaç aylık dinlenmeden sonra İstanbul’a veremden kurtulmuş olarak döner.

Füreya, artık bambaşka bir kadındır. 1950’li yılların başında, tek bir broşu hariç bütün mücevherlerinin çalınması üzerine, hayatının sonuna kadar mücevher almamaya ve takmamaya karar verir. 1951’de annesine gönderdiği bir mektupta, “Ben kendimi bulacağımı hiç zannetmiyordum. Kendimi buldum, geçirdiğim her şeyi unuttum; hatta geçirdiğim bütün ıstıraplara şükrediyorum, çünkü onları geçirmeseydim ben, ben olmazdım. Hasta olduğuma şükrediyorum çünkü o beni kurtardı.” yazması, bu değişimin özetidir adeta.

Kılıç Ali ile yollarını ayırdıktan sonra…

“İstanbul’a gelince atölyemi açtım, evimi yerleştirdim. 51’de ilk sergimi açtım. O zaman daha Türkiye’de ne seramik sergisi ne de atölyesi var. Ve bu benim üçüncü olayım ve üçüncü evliliğim oldu. Çünkü üçüncü ev­liliğimi ben seramikle yaptım.”

Çalışmalarıyla seramik sanatımızı dünyaya açan Füreya Koral, çini sanatımızı da çağdaş bir yorumla Türk mimarisine yeniden kazandırır. İlk dönem seramiklerinde batıda olduğu gibi formlandırma amacını değil, geleneksel İznik çinilerinde izlenen yüzeyselleşme ve mümkün olduğunca panolaşma eğilimi gösteren Koral, bu amaçla Osmanlı yapılarında araştırmalar yapar. Bu araştırmalarının etkileri sanatçının büyük boyutlu panolarında ortaya çıkar. Koral, Süleymaniye ve Valide Camisi’nde görülen İznik çinilerinin durgun, ölümsüzlüğü çağrıştıran havasına karşılık, eserlerinde İstanbul’daki güncel yaşamının uzantısı olan bir hareketlilik, kıpırtı yorumu getirir. Sanatçının yaptığı ünlü Divan Pastanesi Panosu bunun en yetkin örneğidir.

Füreya hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz Ayşe Kulin’in Füreya adlı romanını okumanızı tavsiye ederiz.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzücü Üzücü
1
Üzücü
Korkunç Korkunç
0
Korkunç
Aydınlatıcı Aydınlatıcı
9
Aydınlatıcı
Berbat Berbat
0
Berbat
Komik Komik
0
Komik
Harika Harika
3
Harika
İnanılmaz İnanılmaz
5
İnanılmaz

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak